Geçtiğimiz yıl, kalabalık bir tatil beldesi olan Kartalkaya’da meydana gelen yangın felaketi, sadece doğayı değil, aynı zamanda birçok ailenin hayatını derinden etkiledi. Bir yıl önce yaşanan bu trajik olayın ardından hayatlarını kaybedenler ve geride kalanların hissettiği acılar, zamana yenik düşmedi. Yaşanan bu faciada en çok yürekler dağlandı ve acılı aileler, kaybettikleri sevdiklerinin anısını yaşatmaya devam ediyor.
Kartalkaya'da meydana gelen yangın, sadece insanları değil, hayvanları ve doğayı da büyük bir tehlikeye atmıştır. Yangının söndürülmesi için yapılan mücadeleler devam ederken, birçok insan evini, dağını, ağaçlarını kaybetti. Yangın sonucunda hayatını kaybedenlerin aileleri, o günden bu yana her bir gün, kayıplarını hatırlamakta ve acılarını yeniden yaşamaktadır. "Ben kızımın yanmış haliyle vedalaştım" sözleriyle duygularını ifade eden bir baba, bu acının tarifinin olmadığını, kelimelere dökmenin imkânsız olduğunu belirtti. Acılı aileler, yürek yanığın yalnızca bir an değil, hayatlarının her anına sirayet ettiğini savunuyor.
Aileler, yangının ardından yaşanan sürecin, sadece fiziksel yaralarla değil, ruhsal yaralarla da dolu olduğunu düşünüyor. Yangın sonrasında pek çok birey psikolojik destek alırken, birçok kişi de yalnızca kaybettiği sevdikleriyle değil, hayatlarının anlamlarının da yanmış olduğunu hissediyor. 2023 yılı, Kartalkaya’da yeniden toparlanma sürecinin başlaması gereken bir dönem olarak görülse de, her yeni gün, yaşananların hatıraları ve kaybettikleriyle yüzleşmek isteyen insanlar için zorlayıcı olmaya devam ediyor.
Yangın felaketinin ardından, yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşları tarafından başlatılan destek kampanyaları, Kartalkaya halkının yeniden ayağa kalkmasına yardımcı olmak için büyük bir çaba içine girmiştir. Yangından etkilenen aileler için yardım kampanyaları düzenlendi; gıda, giyecek ve barınma yardımları yapıldı. Toplumsal dayanışmanın bu denli yüksek olduğu bir süreç, kaybın boyutunu bir nebze olsun hafifletmeye çalıştı. Ancak bu dayanışmanın yanına duygusal bir destek sunmanın da aynı derecede önemli olduğu birçok kişi tarafından vurgulanmakta.
Yerel halk, yangının oluşturduğu yaraların kapanması için sadece maddi yardımların yeterli olmadığını; sevdiklerini kaybedenlerin yalnızca fiziksel değil, psikolojik ve duygusal destek de alması gerektiğini düşünüyor. Uzmanlar da bu dönemde dayanışmanın sağlanmasının yanı sıra, duygu paylaşımının, acıların hafifletilmesinde büyük rol oynayacağını vurguluyor. Barınma sağlayan alanlar dahi uzun vadede insanların yalnızlık hissini gidermekte yetersiz kalıyor. Bu nedenle, toplumsal etkinliklerin düzenlenmesi ve birlikte yas tutma kültürünün geliştirilmesi gerekliliğine dikkat çekiliyor.
Kartalkaya yangın faciası, sadece bir doğal afet olarak değil, aynı zamanda insan ilişkilerinin ve toplumların dayanışmasının önemini de ortaya koymuştur. Bir yıl geçmesine rağmen, kayıpların derin izleri silinmemekte. Yangından etkilenen aileler, sadece kurtarma ekiplerinin gayretleriyle değil, birbirlerine sundukları destekle de yeniden hayata tutunmaya çalışıyorlar. Kartalkaya'da hala travmanın izleri, dokunmaya çalıştıkları her an kapılarını çalmaktadır. Bir yıl geçmiş olsa da, acılar ve kayıplar herkesin yüreğinde canlı kalmaya devam ediyor.
Henüz tam olarak toparlanma sürecine girilemeyen bölge, umutlarını yeniden inşa etmeye çalışıyor. Yangının etkilediği doğanın tedavi süreci de zaman alıyor. Yetkililer, yangın bölgesindeki ağaçların ve bitki örtüsünün yeniden canlanması için ağaçlandırma projeleri ve rehabilitasyon planları yürütmekte. Tüm bu çabalar, hem kayıpların hatırasını yaşatma hem de yaraların sarılması adına önem taşıyor. Kartalkaya’nın yeniden doğuş hikâyesi, aynı zamanda insanların bir araya gelerek neleri başarabileceğinin bir kanıtı olacaktır.
Sonuç olarak, Kartalkaya'daki yangın faciası sadece fiziksel kayıplarla değil, duygusal yaralarla da derin izler bırakmıştır. Her ne kadar bir yıl geçmiş olsa da, bu trajedi; acıların ve dayanışmanın olmadığını, insan ilişkilerinin de ne kadar önemli olduğunu göstermektedir. Toplum olarak, yaşanan her felakette bir araya gelmeye, destek olmaya ve yaralarımızı sarmaya devam etmeliyiz. Geçmişte yaşananlardan ders alarak daha güçlü bir geleceğe doğru adım atmalıyız. Kartalkaya'da yaşananlar, sadece bir hatıra değil; aynı zamanda umutla dolu bir gelecek inşa etme arzusudur.